HEKİMİN TAZMİNAT SORUMLULUĞU
Mevzuatımızda, hekimlerin hukuki sorumluluğunu düzenleyen özel bir hüküm yoktur. Ancak bu, hekimlerin hukuki sorumlulukları bulunmadığı anlamına gelmez. Türk Ceza Kanunu ve Borçlar Kanunu gibi genel kanunlarda yer alan bazı hükümlerin yanı sıra sağlık hizmetlerini düzenleyen özel düzenlemelerde de hekimin sorumluluğuna yönelik pek çok düzenleme bulunmaktadır.
Hekimler, hata, ihmal ve kusurlarıyla hastaya verdikleri zararlardan Ceza Hukuku hükümlerince şahsen sorumlu oldukları gibi, aynı zamanda Borçlar Kanunu hükümlerine göre zararı tazmin etmekle de yükümlü tutulabilirler.
Hekimin mesleğinden kaynaklı tazminat davalarında, hekimin devlet ya da özel sağlık kurumlarında faaliyet göstermesi uygulanacak yargılama usulü açısından farklılık arz eder. Ancak genel olarak genel hüküm olarak haksız fiil sorumluluğu, adam çalıştıranın sorumluluğu ve sözleşmeye dayalı sorumluluklarla birlikte vekalet sözleşmesinin özel ve genel hükümleri uygulama alanı bulmaktadır.
Hekim ile hasta arasında sözleşme ilişkisi olması zorunlu değildir. Eğer hekim ile hasta arasında sözleşme ilişkisi yoksa her halükarda TBK 49. Madde gereğinden haksız fiil sorumluluğuna dayalı genel hüküm uygulanacaktır. Haksız fiilden anlaşılması gereken ise yalnızca kasten zarar vermek olarak değerlendirilmemelidir. Hekimin hata ve ihmalinden kaynaklanan her türlü fiili ifade eder. Öncelikle hastaya karşı kusurlu bir fiille zarar verilmiş olmalıdır.
Kamu kurum vc kuruluşlarına bağlı sağlık kurumlarında çalışan hekim ile özel sağlık kurumlarında hizmet sözleşmesi ile çalışan hekimin ise doğrudan hukuki sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda devlet ve ya özel sağlık kurumunun sorumluluğu söz konusu olacaktır. Devlet hastaneleri ve mayenehanelerinde uğranılan zararla alakalı idareye karşı dava açılacaktır. (ilgili kurumun hekimin kusurundan kaynaklı zarara yol açması halinde rücu hakkı saklıdır.)
Hasta uğradığı zarara karşı maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Hastanın ölümü halinde mirasçıları, bakmakla yükümlü olduğu yakınları ve destekten yoksun kalan açabilir.
- Bedensel Zarar
Bedensel zarar gerçekleşmiş ise Türk Borçlar Kanunu 54. Maddesi uyarınca;
a. Tedavi Giderleri
b. Kazanç Kaybı, Çalışma Gücünün Azalmasından Ya Da Yitirilmesinden Doğan Kayıplar
c. Ekonomik Geleceğin Sarsılmasından doğan zararlar maddi tazminat olarak istenebilecektir.
- Ölüm
Ölüm gerçekleşmiş ise Türk Borçlar Kanunu 53. maddesi uyarınca;
a. Cenaze giderleri
b. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri,
c. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar,
d. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar maddi tazminat olarak istenebilecektir.
Türk Borçlar Kanunu 72 inci maddesine göre; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. (2 – 10 yıllık zamanaşımı) Hukuki sorumluluğun yanında cezai bir sorumluluk doğması halinde ceza hukukundaki zamanaşımı uygulanır.
Hekimler hata, ihmal veya kusurlarıyla hastaya verdikleri zararlar dolayısıyla ceza hukuku hükümlerine göre şahsen sorumlu oldukları gibi, uğranılan maddi ve manevi zararı Borçlar Kanunu hükümlerine göre şahsi mal varlıklarından tazmin etmekle de yükümlü tutulabilirler
Leave a Reply