Boşanma Davası
BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR ?
Boşanama davası evlilikleri devam eden eşlerden birinin veya her ikisinin de istemi üzerine Aile Mahkemelerine verilecek boşanma davası dilekçesi ile açılabilmektedir.
BOŞANMA DAVASI YETKİLİ VE GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?
Görevli mahkemeler Aile Mahkemeleridir. Ancak Türkiye’de tüm illerde Aile Mahkemesi bulunmamaktadır. Eğer ikamet ettiğiniz ilde herhangi bir Aile Mahkemesi bulunmuyor ise Aile Mahkemesi yetkilerinin bulunduğu özel olarak görevlendirilmiş Asliye Mahkemelerine dava başvurunuzu yapabilirsiniz.
BOŞANMA DAVASI AÇMA MASRAFLARI NE KADARDIR?
Boşanma davası açarken AVUKATLIK ÜCRETİ ve YARGILAMA GİDERLERİ şeklinde iki kalem masraf bulunmaktadır. Boşanma davasının türü ve uzunluğu avukatlık ücretinin belirlenmesinde dikkate alınır. Boşanma davanızın türü: Boşanma davanızın anlaşmalı ya da çekişmeli olduğu ödeyeceğiniz avukatlık ücretini etkiler. Çekişmeli boşanmalar daha zorlu ve uzun olduğu için ödemeleri daha yüksek olurken tek ya da iki celsede tamamlanan anlaşmalı boşanmalarda ödemeler daha düşüktür.
Yargılama giderleri ise çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davasına değişiklik göstermekle 500 – 800 TL arasında olabilir. (Ancak bu ücret, içerisinde bulunduğunuz yıla, farklı masrafların oluşup oluşmamasına ve davanızda bulunacak niteliklere bağlı olarak değişiklik gösterebilir.)
BOŞANMA DAVASI AÇMA AŞAMALARI – BOŞANMA DAVASI NASIL AÇILIR?
Her zaman bir avukat ile görüşülmesi faydalıdır. Çekişmeli ya da anlaşmalı dava türü fark etmeksizin bir avukata sahip olmanız tüm işlemlerinizi kolaylaştıracaktır.
İlk adım dilekçenin hazırlanması olacaktır. Bu aşamada boşanma davası açmak isteyen kişi boşanma davası türüne uygun bir dilekçe hazırlamalıdır. Dilekçenin altında çekişmeli ise dava açmak isteyen kişinin anlaşmalı ise her iki tarafın da ıslak imza ile imzalanmış olması gerekir. Dilekçenizi Aile Mahkemesi ya da ilgili yetkili mahkemeye teslim etmeniz gerekir. Dilekçe tesliminin ardından size dava duruşması için gün ve saat belirlenir. Gün ve saat size özel hazırlanmış tebligatlar ile iki tarafa da iletilir.
BOŞANMA DAVASI NE KADAR SÜRER?
Boşanma davanızın ne zaman tamamlanacağı davanızın içeriğine göre değişiklik gösterecektir. Ortalama olarak çekişmeli boşanma davaları 8 ila 12 ay içerisinde, anlaşmalı boşanma davaları ise 1 ila 4 ay içerisinde sonuçlanır. Yalnız kesinleşme süreleri ile bu sürelerin karıştırılmaması gerekir.
BOŞANMA DAVASINDA BOŞANMA DAVASINA KATILMAK ZORUNDA MIYIM?
Boşanma davası içerisinde duruşmaya katılma durumunuz dava türünüze göre değişiklik gösterecektir. Eğer boşanma davası için avukat bir vekiliniz bulunuyor ise davaya yalnızca vekilinizin katılması yeterli olacaktır. Ancak vekiliniz bulunmuyor ise davaya sizin katılmanız zorunludur.
Anlaşmalı boşanma davasında tarafların davaya katılması zorunludur.
BOŞANMA DAVASINDA DELİLLERİMİ TANIKLARIMI HANGİ AŞAMADA BİLDİRMELİYİM?
Boşanma davalarında en önemli delil olarak sayılan tanıkların dava sırasında bildirilmesi önemlidir. Dava açarken delillerin ve tanıkların bildirilmesinde sakınca yoktur. Ancak karşı tarafın iddia ve savunmalarına karşı delil ve tanık bildirmek daha doğru olacaktır.
Davanın açılmasından sonra, dilekçelerin tamamlanması aşamasından sonra ön inceleme duruşmasının ardından kişilerin tanık belirtmek için 2 hafta süresi bulunur. Delil ve tanıkların bildirilmesi davayı ispat açısından çok önemlidir. Yargılama sürecinde kişilerin tanık bildirmesi mümkün değildir.
DAVACI VE DAVALI DURUŞMAYA KATILMAZ İSE NE OLUR?
Boşanma davası içerisinde belirlenmiş duruşmaya davacı ya da davalının katılması için bir engel olursa; herhangi bir neden belirtmeden duruşmaya katılmaz ya da vekilinin katılmasını sağlamaz ise dava düşecektir.
Davalı duruşmaya katılmaz ise: Davalı kişi boşanma davası duruşmasına katılmaz ise kişinin dava içerisinde alınmış olan kararlara itiraz etme hakkı bulunmayacaktır.
Boşanma davalarında dosyayı takip çok önemlidir. Duruşmalara katılmak hem kararlara etki edebilmek hem de kendinizi dilediğiniz anda savunabilmek için büyük avantaj sağlar.
TARAFLARDAN BİRİSİ BOŞANMAK İSTEMİYOR İSE DAVA SONUCU NE OLUR?
Özel ve ya genel boşanma sebepleri nedeni ile aile birliği temelinden sarsılmış ise diğer tarafın boşanmak istemiyor olması davanın reddedilmesine neden olmaz. Boşanma işlemi karşıdaki kişi istemese de gerçekleştirilir.
Taraflardan birin boşanmak istememesi yalnızca boşanma davasının çekişmeli boşanma davası olarak açılmasına neden olur. Bu durum da davanın ne kadar sürede sonuçlanacağına etki eder.
Açılmış bir davanın duruşmasına davalı boşanmak istemediği için katılmaz ise boşanma davası içerisinde elde edebileceği itiraz haklarını kaybeder.
BOŞANMA SEBEPLERİ NELERDİR?
Boşanma davasının açılması ve boşanma gerçekleştirilerek evliliğin resmi bir şekilde sonlandırılabilmesi için kişilerin bazı sebeplere sahip olması gerekir. Boşanma gerekçeleri özel boşanma sebepleri ve genel boşanma sebepleri olarak ikiye ayrılır.
a) T.M.K. 161 Zina Nedeniyle Boşanma
Zina, eşlerden birinin diğer eşi aldatması olarak tanımlanan durumdur. Eğer eşlerden biri zina faaliyetini gerçekleştirirse diğer eş boşanma davası açarak evliliklerini sonlandırabilir. Zina davasının açılabilmesi için haklı olan eşin zina faaliyetini öğrendikten sonraki ilk 6 ay içerisinde dava açması gerekir. Kişi zina fiilinin üzerinden sonraki 5 yıl içerisinde dava açma hakkına sahiptir. 5 yıl sonra fark edilen durumlarda haklı eşin dava açma gibi bir hakkı bulunmuyor.
b) T.M.K. 162 II. Hayata Kast, Pek Kötü Veya Onur Kırıcı davranış
Eğer bir eş diğer eşin bilinçli bir şekilde hayatına kastedecek davranışta bulunmuşsa haksız davranışa maruz kalan eşin boşanma davası açma hakkı bulunuyor. Bu davranışın yanında bir eşin diğer eşe psikolojik şiddet uygulaması, onurunu ve gururunu ağır şekilde yaralayıcı davranışlarda bulunması da haksız fiile maruz kalan kişinin boşanma davası açması için geçerli bir nedendir.
Bu davranışların kanıtlanabilmesi için kişilerin tanıklara sahip olması son derece önemlidir. Aksi takdirde boşanma davasının nedeninin kanıtlanması zor olacaktır.
c) T.M.K. 163 Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme
Eşlerden biri büyük ya da küçük bir suç işlerse diğer eşin onunla birlikteliğini sonlandırma hakkı vardır. Eşin suç işlemesinin yanında haysiyetsiz bir hayat sürmesi durumunda eşten birlikteliğe devam etmesi beklenmez. Bu durumdan rahatsız olan eş boşanma davası açarak evliliğini sonlandırabilir.
Eşin suç işlemiş olması durumu hukuki olarak kolay kanıtlanabilir bir durumdur. Haksız fiile maruz kalmış olan eş, polis tutanakları ve kayıtlarını kullanarak boşanma davası açabilir.
Haysiyetsiz yaşam durumunun kanıtlanabilmesi için ise kişilerin tanıklara sahip olması önemlidir. Bunun yanında kişinin bağımlılıklarının olması, eşine ve çevresine kötü davranması gibi durumların kanıtlanabilirliği bulunur.
d) T.M.K. 164 Terk
Evlilik içerisinde bir eşin diğerini terk etmiş olması boşanma için haklı olarak görülen nedenlerden biridir. Terk işleminin ardından, terk etmiş olan eşin belirli bir süre geri dönmesi bu davanın iptal olması için geçerli değildir.
Ancak terk eden eş geri döndükten sonra davacı olan kişi davasından vazgeçerek boşanma işlemini sonlandırabilir. Bu durumda kararı veren kişi davacı olacaktır. Eğer davacı eş geri dönse de boşanmaya devam etmek isterse dava boşanma ile sonuçlandırılır.
e) T.M.K. 165 Akıl Hastalığı
Eşlerden birinin akıl hastalığına sahip olması durumunda diğer eş boşanma davası açarak evliliğin bitirilmesini sağlayabilir. Evlenmeden önce eşin bildiği akıl hastalığı nedeni ile boşanma davası açılamaz. Çünkü eşin bu durumu kabullenerek evliliği gerçekleştirdiği kabul edilir. Ancak akıl sağlığının bozulması nedeni ile açılacak davalarda, yapılan araştırmalar ve tedaviler sonrasında kişinin akıl hastalığının tedavi edilemez nitelikte olduğu kanıtlanmalıdır. Hastane yapılan tedavilerin ardından hastaneden onaylı rapor alınması gerekir.
Kişinin akıl hastalığının diğer eş için hayatı çekilmez bir hale getiriyor olması gerekir. Eğer kişinin akıl hastalığı eşin onurunun kırılmasına yönelik davranışlar sergilemesine neden oluyor ya da eş bu hastalıktan kaynaklı diğer eşe şiddet uyguluyor ise haklı olan eş boşanma davası açabilir.
f) T.M. K. 166 Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması (Genel boşanma sebebi)
Özel Boşanma sebepleri dışında kalan bütün sebepler evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanama davasının konusunun oluşturur. Örneğin; eşlerden birinin ailesinin sürekli evliliğe müdahale etmesi, eşlerin birbirinden sır saklaması, evlilik devam ederken eşlerin birbirlerine olan yükümlülüklerini yerine getirmemesi gibi. Bu sebepler her olaya göre farklı değerlendirilir. Evliliğin devamının artık eşlerden beklenmeyecek boyutlarda temelinden sarsılması halinde bu gerekçeye dayanılarak boşanma davası açılabilir. Bu gerekçeler Yargıtay kararları ışığında da şekillenebilmektedir.
Genellikle ev içerisinde çatışmaların oluşması, kişilerin karşılıklı güven duygusunu yitirmesi ve benzeri nedenler ile oluşan bu durumda kişiler aile birliğini yeniden elde edemez ise boşanma davası ile evliliklerini sonlandırabilir.
Bu durumun kanıtlanabilmesi için kişilerin tanıklara sahip olması önemlidir. Aksi takdirde kişiler aile bütünlüğünün bozulduğunu kanıtlamakta güçlük çekilebilir.
MAHKEME MÜŞTEREK ÇOCUĞUN VELAYETİNİ BANA VERİR Mİ?
Çocuk velayetinin verilmesi durumunda öncelik çocuğun anneye ya da babaya olan bağlılığıdır. Bunun yanında mahkeme resen çocuğun üstün yararını gözetir. Mali ve sosyal durum araştırması yapar. Eğer çocuk beyanı alınabilecek, mahkemede kendini ifade edebilecek olgunlukta ise mahkeme çocuğun dinlenmesine karar verebilir. En sık rastlanılan sorunlardan birisi de “ çalışmıyorum mahkeme çocuğun velayetini bana verir mi?” oluyor. Annenin çalışmıyor olması bu durumda önemli değildir, çocuğunun giderleri için boşandığı eşinden nafaka alabilir. Nafaka ve velayet hususunda oldukça esnek kararlar bulunmaktadır. Her durum ve olayda çocuğun velayeti anneye verilir düşüncesi tamamen yanlıştır. Ancak çocuğun yaşı önemlidir. Eğer çocuk çok küçük yaşta ise anne bakımına muhtaç olacağından öncelik annede olacaktır. Mahkeme tamamen çocuğun çıkarlarını, büyümesi ve gelişmesinde hangi tarafa velayetin bırakılmasında çocuğun üstün yararı olacağını gözetir.
-
Taraflardan biri çocuğa karşı şiddet uyguluyor ise çocuğun velayeti diğer tarafa verilir.
-
Taraflardan birinin fiil ehliyeti çocuğun velayetini alamayacak bir durumda olması çocuğun diğer tarafa verilmesine neden olur.
-
Taraflardan biri çocuğun velayetini almak istemeyebilir. Eğer anne veya baba velayeti istemez ise velayet isteyen tarafa verilir.
-
Taraflardan birinin kötü alışkanlıklara ve haysiyetsiz bir yaşama sahip ise çocuğun iyiliği için velayet diğer tarafa verilir.
-
Taraflardan birinin akıl hastalığının olması durumunda çocuğa yeterli bakımı sağlayamayacağı için velayet diğer tarafa verilecektir.
Bu nedenlerden hiçbirinde maddi bir durum yoktur. Çünkü evlilik birliği içerisinde doğmuş müşterek çocuğun sağlığı, eğitimi ve tüm ihtiyaçları boşanmış olsalar dahi hem anne hem de babanın üzerindedir
Velayeti almayan ebeveynin mutlaka çocukla iletişimi kesmemesi için kişisel ilişki tesis edilmelidir. Bunun için özel günlerde, hasta sonlarında ve velayet eden kişinin karar verdiği günlerde çocuk ya da çocuklar diğer ebeveyn ile görüşmelidir.
Velayet işlemi yalnızca bir ebeveyne verilir. Çocuğun belli bir yaşa kadar annesinde kalmasına, belli bir yaştan sonra babasına verilmesine gibi bir velayet kararı alınamaz. Ancak gerekli görülmesi durumunda velayet sahibi olmayan kişi velayet davası açarak çocuğun velayetini kendi üzerine alabilir.
BOŞANMA DAVASINDA MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
Boşanma davası içerisinde kusurlu / az kusurlu olan taraf kusurlu olarak kabul edilen eşten maddi manevi tazminat talep edebilir. Bu durumda öncelikle eşlerin kusurları belirlenmelidir.
BOŞANMA DAVASI AÇMA SÜRESİ
Boşanma davasının açılma süresi boşanma davasının nedenine göre değişiklik gösterebilir. Zina, hayata kast, onur kırıcı hareket ve benzeri dava nedenlerinin dava açılması süresi fiilinden sonra 6 ay, tüm koşullarda 5 yıldır. Aile birliğinin bozulması ya da benzeri nedenlerde ise kişiler boşanma kararı aldıklarında dava açabilirler.
KUSURLU EŞİN BOŞANMA DAVASI AÇMA HAKKI
Boşanma davası açarken dava talebini oluşturan kişinin kusurlu ya da kusursuz olunmasına bakılmaz. Boşanma davasının açılabilmesi için eşlerden birinin boşanma kararı vermiş olması yeterlidir.
Dava içerisinde eşlerin kusur oranına yalnızca tazminat gibi konularda bakılır. Özellikle dava aşamasında kadın lehine hükmedilen tedbir nafakasında da kusur durumuna bakılmaz. Tazminat ve diğer hakların talebinde kusursuz olan kişiler daha çok hak talep edebilir. Davanın başında önemli olmayan bu durum davanın değerlendirme aşamasında önemli hale gelebilir.
KARŞI BOŞANMA DAVASI AÇMA SÜRESİ
Davalı olan taraf, tebliğin ona ulaşması ve incelemeyi yapmasının ardından dava içerisinde belirtilen konuları haksız ya da yanlış bulabilir. Davanın tek bu yönden değerlendirilmesini istemeyen kişi kendi dilekçesini ve gerekçelerini hazırlayarak karşı dava açar.
Karşı davanın açılabilmesi için belirlenmiş olan süre tebliğin davalıya ulaşmasının sonrasındaki 2 haftadır. 2 hafta içerisinde kişi davaya karşı dava açarak kendi gerekçelerini belirtir.
Avukat: Boşanma davanızda bir avukat vekilinizin olması tüm davanızın özenle takip edilmesine yardımcı olacaktır. Davanızın içerisinde alınacak kararlara hukuki yönden yaklaşılarak hakkınızın alınması sağlanır.
Leave a Reply