TANIKLIKTAN ÇEKİNME
Genellikle müvekkiller tarafından çokça sorulan bu sorunun yanıtı evet yapabilirler. Tanıklıkta yakınlık sadece tanıklıktan çekilme hakkı verir. Normalde davalı ve ya davacı tarafça bildirilen dava ile ilgili bilgisi ve görgüsüne ispat açısından başvurulan tanığın, tanıklık yapması zorunludur. Ancak HMK ve CMK’da yapılan düzenlemeye göre akrabalık tanıklıktan çekinme durumu olarak düzenlenmiştir.
Ceza hukuku bakımından tanığın akrabası aleyhine tanıklık yapması beklenemeyeceğinden bahisle “tanıklıktan çekinme” kanun maddesi düzenlenmiştir. Ancak bu düzenleme tanıklık yapmasına engel bir durum teşkil etmediği gibi Yargıtay düzenlemelerine göre yalnızca tanık beyanlarını değerden düşüren bir sebep olarak kabul edilemez. Ancak mahkemenin takdirine göre yemin hususu değişir. CMK 45. maddeye göre, tanıklıktan çekinme hakkı olanlara yemin verip vermemek mahkemenin takdirindedir. Tanık, CMK 45. maddeye göre sanığın yakınlarından biriyse “yeminden etmekten çekinme” hakkı hatırlatılmalıdır. Tanık, isterse yemin etmekten çekinme suretiyle tanıklık yapabilir.
Özellikle boşanma davalarında yakın akrabaların tanıklık yapıp yapamacağı sorusu ile karşılaşılır. Yakın akrabalar da tanıklık yapabilir. Önemli olan yakın akraba olan tanığın görgüye dayalı ve tutarlı bir anlatımda bulunmasıdır. Tanıklar mahkemede yemin ettirilerek dinlenilir.
Tanıklıktan çekinme ile ilgili kanuni düzenlemeler;
6100 sayılı HMK Madde 248
(1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilirler:
a) İki taraftan birinin nişanlısı.
b) Evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi iki taraftan birinin eşi.
c) Kendisi veya eşinin altsoy veya üstsoyu.
ç) Taraflardan biri ile arasında evlatlık bağı bulunanlar.
d) Üçüncü derece de dâhil olmak üzere kan veya kendisini oluşturan evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi kayın hısımları.
e) Koruyucu aile ve onların çocukları ile koruma altına alınan çocuk.
5271 CMK Madde 45
(1) Aşağıdaki kimseler tanıklıktan çekinebilir:
a) Şüpheli veya sanığın nişanlısı.
b) Evlilik bağı kalmasa bile şüpheli veya sanığın eşi.
c) Şüpheli veya sanığın kan hısımlığından veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyu.
d) Şüpheli veya sanığın üçüncü derece dahil kan veya ikinci derece dahil kayın hısımları.
e) Şüpheli veya sanıkla aralarında evlâtlık bağı bulunanlar.
(2) Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle tanıklıktan çekinmenin önemini anlayabilecek durumda olmayanlar, kanunî temsilcilerinin rızalarıyla tanık olarak dinlenebilirler. Kanunî temsilci şüpheli veya sanık ise, bu kişilerin çekinmeleri konusunda karar veremez.
(3) Tanıklıktan çekinebilecek olan kimselere, dinlenmeden önce tanıklıktan çekinebilecekleri bildirilir. Bu kimseler, dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi
Esas : 2018/7596 Karar : 2019/6992 Karar Tarihi : 12.06.2019
“Akrabalık Veya Diğer Bir Yakınlık Başlı Başına Tanık Beyanı Değerden Düşürücü Bir Sebep Sayılamaz“
Leave a Reply